Ekonomi

FED’in zikzakları – NURULLAH GÜR

Salgın koşullarına bağlı enflasyonu ‘geçici’ olarak etiketleyen Fed, inatçı olduğunu anlayınca faizi yüzde 0’dan 4.75’e çekti. Fed’in yıl sonunda faiz indirimi yapması bekleniyordu. Ancak verilerin çizdiği resim hayli karışık

Son iki yıl merkez bankaları için kâbus gibi geçti. Özellikle de Fed için. ABD 1970’li yıllardan bu yana karşılaştığı en yüksek enflasyonu tattı. Fed ilk etapta yüksek enflasyonun salgın koşullarına bağlı olduğunu düşündü. Enflasyonu ‘geçici’ olarak etiketledi. Ardından enflasyonun inatçı olduğunu anlayarak çark etti.

Enflasyonu körükleyen sebeplerin birçoğu para politikası araçlarının etki alanının dışında kalan unsurlar olsa da Fed, enflasyona geç müdahale etmenin neden olduğu pişmanlıkla gaza bastı. Hızla faizi yüzde 0’dan yüzde 4.5-4.75 bandına çekti. Biraz dışsal koşuların yumuşaması biraz da para politikasının etkinliği sayesinde enflasyon zirve noktasından inişe geçti. 2022’nin sonlarına doğru ekonomi soğumaya başlamış gibi görünüyordu. Enflasyonun gerilemesi ve emek piyasasının hafif zayıflama emareleri göstermesi Fed’i bir nebze olsun rahatlatmıştı. Böylece Fed ayağını gazdan çekmeye başladı. Faiz artışları 75 baz puandan 50’ye, son toplantıda ise 25’e inmişti. Faiz artış döngüsünün sonuna gelindiği, hatta olası bir resesyon riskini bertaraf etmek için 2023’ün sonlarına doğru faiz indirilebileceği konuşuluyordu.

KAFA KARIŞTIRICI VERİLER

Ama son veriler kafaları bir hayli karıştırdı. Ocak ve şubat aylarında tarım dışı istihdam toplamda 800 binin üzerinde bir artış yaşadı. Bir taraftan da tüketici harcamaları yükseldi. Sıkı para politikasına rağmen, reel sektörün harıl harıl eleman aramaya devam etmesi ve işsizliğin tarihi düşük seviyelerde gezinmesi Fed’i rahatsız ediyor.

Son dönemdeki güçlü işe alımlar ve yüksek tüketici harcamaları Fed’in enflasyonla mücadelede yetersiz kalabileceğine dair korkuları hortlattı. Fed, bu son gelişmeler sonrasında yeniden şahin mesajlar vermeye başladı. Fed Başkanı Jerome Powell, bu hafta kongrede gerçekleştirdiği komite konuşmasında faiz artışlarını yeniden 50 baz puana çekebileceğini ima etti.

Fed para politikasını şekillendirirken verilere göre hareket ediyor. Verilerin çizdiği resim ise bir hayli karışık. Çok uzun zamandır verilerin bu kadar sert yön değiştirdiği bir döneme şahit olamamıştık. Belirsizlik diz boyu. Haliyle Fed’in bu kadar yalpalamasına şaşırmamak lazım. Fed’in faiz artışında çıtayı birkaç baz puan daha yukarı taşıması çok dramatik bir etkiye neden olmaz. Ama 2023 içinde olası bir faiz indirimine kapının neredeyse tamamen kapanmış olması kritik bir gelişme.

2023’ÜN İLK İSTİHDAM RAKAMLARI

Türkiye’de iş gücü piyasası ABD’deki kadar güçlü değil. Ama salgın sonrası iş gücü rakamlarında hiç de fena olmayan bir performans gösterdiğimizi söyleyebiliriz. Salgın öncesine kıyasla istihdamda 4 milyonluk artış var. İşsizlik oranı ise 3.3 puanlık geriledi. İstihdam rakamları 2023’e de pozitif bir giriş yaptı. İş gücüne katılım oranı bir önceki aya kıyasla 0.2 puan artış kaydetti. Toplam işgücü 188 bin kişi artarak 35 milyon 260 bin kişiyi buldu. İstihdamdaki artış ise 354 bin kişi. İstihdamdaki artışın iş gücüne katılımın üzerinde gelmesiyle birlikte işsizlik oranı 0.5 puan gerileyerek yüzde 9.7 oldu. Böylece işsizlik oranı beş ay aranın ardından yeniden tek haneli seviyelere indi. Ocak ayına ilişkin işgücü piyasasında oluşan bu tablo, sanayi rakamlarında kaydedilen toparlanmayla ilintili. 2022’nin son iki ayında daralan sanayi üretimi, yeni yılın ilk ayında yüzde 4.5 büyüdü. Tek haneli işsizlik rakamlarının ne kadar kalıcı olacağı şu an için bir soru işareti. Depremin iş gücü kaybı ve iç göç gibi faktörler üzerindeki etkileri nedeniyle işgücü piyasasına ilişkin verilerin önümüzdeki birkaç ay karışık bir seyir izlemesi beklenebilir.

SondakikaWorld CEO | Co Founder | Web Developer | Graphic Designer

Tepkiniz nedir?

İlgili Yazılar

1 of 10.896

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir