Bilim-Teknik

Kalabalıkta konuşmaları duyamıyor musunuz? Gizli işitme kayb…

66 yaşındaki Lucie Gendreau, birkaç ay öncesine kadar işitme duyusu hakkında hiç endişelenmemişti. Kulaklarında bir sorun olduğunu hiç fark etmemiş ve işitme kaybına neden olduğu bilinen gürültü yoğunluklarına nadiren maruz kalmıştı. Hiçbir zaman heavy metal seven biri olmadı. Gürültülü bir futbol maçı yerine kütüphanede saatler geçirmeyi tercih ediyordu. Kelimenin tam anlamıyla sessiz sakin bir hayat yaşıyordu.

Şimdi Boston’da yaşayan ve kendini içe dönük biri olarak tanımlayan Gendreau’nun 30’lu yaşlarında başlayan hafif bir kulak çınlaması vardı ancak yakın zamana kadar başka bir işitme sorunu yoktu. Ta ki geçtiğimiz yılın Ekim ayında bir klinik deneye katılana kadar…

Araştırmacılar ona bir tür işitme testi uygularken ses geçirmez bir kabinde otuyordu. Bir ses duyduğunda bunu belirtmesi yerine arka plan gürültüsü varken söylenen kelimeleri tekrar etmesini istediler. Duydukları, daha doğrusu duyamadıkları karşısında şoke oldu. “Çünkü kelimeleri ayırt edemiyordum. Sanki herkes başka bir dil konuşuyormuş gibiydi. Biraz sinir bozucu bir deneyimdi” diyor.

Gendreau’nun odyologların ‘gizli işitme kaybı’ olarak adlandırdığı, insanların sesleri algılayabildiği ancak gürültülü ortamlarda bunları anlamakta zorlandığı bir soruna sahip olduğu ortaya çıktı.

Gizli işitme kaybı olan bir kişi geleneksel odyogramdan geçebilir, teknisyen değişen ses ve perdede ‘bip’ sesi çıkardığında elini kaldırabilir ve sessiz bir odada başka bir kişiyle sohbet edebilir. Ancak bu konuşmayı kalabalık bir kafeye taşıdığınızda arkadaşının ne söylediğini anlamakta zorluk çekecektir.

Peki gizli işitme kaybı ne kadar yaygın?

İlk kez 2009 yılında tanımlanan bu hastalıktan kaç kişinin muzdarip olduğu belli değil. Bilim insanları hâlâ bu sorunu teşhis etmek için testler geliştiriyor ancak bu da çok zor. Çünkü pek çok insan bu rahatsızlığı fark etmiyor ve dolayısıyla doktora gitmiyor.

Gizli işitme kaybının yaygınlığını tahmin etmenin bir diğer yolu da kaç kişinin işitme zorluğu şikâyetiyle doktora gittiğini ancak odyogramda iyi puan aldığını hesaplamak.

Ohio Eyalet Üniversitesi Wexner Tıp Merkezi’nde KBB uzmanı olan Dr. Yin Ren, bildirilen bu gibi işitsel sorunların ‘muhtemelen gizli işitme kaybından kaynaklanıyor olabileceğini’ söylüyor.

2018 yılında yapılan bir çalışma bu sorunun hastaların yüzde 15’ini tanımladığını ortaya koyuyor. 2020 yılında yapılan bir başka araştırmada ise işitme kaybından şikâyet eden hastaların yaklaşık yüzde 10’una net bir teşhis konulamadığı tespit edilmiş.

Gendreau’nun katıldığı çalışmayı yürüten hastanede odyolog ve araştırmacı olan Dr. Stéphane Maison, bu verilerin gizli işitme kaybının yaygınlığını olduğundan daha az gösterebileceğini söylüyor. “Çünkü bu sadece sorunu fark edip doktora gitmeye karar veren insanlar hakkında bilgi veriyor” diyor.

Amerikan Odyoloji Akademisi Başkanı ve Cleveland Clinic’te odyolog olan Dr. Sarah Sydlowski de aynı fikirde. “Bu tür işitme kaybı olan kişilerin sahip oldukları rahatsızlığı her zaman farkına varmadıklarını ve bu nedenle bir odyoloğa gitmediklerini” vurguluyor. O nedenle bu tahminler, geleneksel ve gizli işitme kaybını bir arada yaşayanları da kapsamıyor.

Risk yaşla birlikte artıyor gibi görünse de, gizli işitme kaybı bildiğimiz işitme kaybından daha erken ortaya çıkma eğiliminde ve üniversite çağında bile görülüyor.

Gizli işitme kaybına ne sebep oluyor?

Görsel: Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH)

On yıllar boyunca bilim insanları, kulaklarımızın gürültüye bağlı işitme kaybına en duyarlı kısımlarının, kulaklarımızın derinliklerinde bulunan ve ses dalgalarıyla buluştuğunda titreşen kokleamızdaki küçük tüyler olduğunu varsaydı. Bu tüyler zarar gördüğünde, sanki biri dünyanın sesini kısmış gibi olur ve kütüphane benzeri sessizlikte bile sesleri duyamayabilirsiniz.

Bazı hastalar örneğin çocuklarının futbol maçında konuşulanları anlamadığından şikâyet ettiklerinde, sessiz bir test odasında duyabildikleri ve bu tüyler sağlam olduğu sürece doktorlar genellikle yanlış giden bir şey görmezdi. Ancak 2009 yılında, bu hücrelerinin ötesine bakabilen yeni görüntüleme teknolojisine sahip olan araştırmacılar, işitme sisteminin daha derinlerinde hasar belirtileri aramaya başladı. Ve bu tüylerin iletişim kurduğu beyin hücrelerinin, tüy hücrelerinin kendisinden bile daha kırılgan olduğunu buldu.

Burada bir parantez açalım: Beyin hücreleri, tüy titreşimlerini beynimizin yorumlayabileceği kimyasal sinyallere çeviren iki ana nöron demeti oluşturuyor. Bir demet daha yüksek seslere yanıt verirken diğeri daha düşük seslere yanıt veriyor.

Dr. Maison, yüksek seslere ayarlı olanların ilk önce hasar görme olasılığının daha yüksek olduğunu ve daha yumuşak sesler için tasarlanmış olanların ise boşluğu doldurduğunu ifade ediyor. Bu gerçekleştiğinde, şayet sessiz bir yerdeyseniz ve arkadaşınız size fısıldıyorsa onu anlamakta sorun yaşamazsınız. Ancak bir partiye gitmeye karar verirseniz, fısıltıyı seven hücreleriniz arka plandaki gürültüden bunalacak ve beyninize bozuk, anlaşılmaz birtakım mesajlar gönderecektir.

Sizde olduğunu nasıl anlarsınız?

Gizli işitme kaybı için kesin bir test yok ancak misal, yemek masasında birkaç misafirden fazlası olduğunda konuşulanları anlamakta zorlanıyorsanız sizde de olabilir. Dr. Maison, ekibinin son beş yıldır bir dizi test geliştirmek için çalıştığını ama tanı kriterlerinin henüz kesin olmadığını ve şimdilik çok az odyoloğun gizli işitme kaybını tespit edebildiğini söylüyor.

Gendreau, Dr. Maison ile olan son denemesinden önce sayısız işitme muayenesi olmuş, hatta MR bile çektirmiş. Hiçbiri gizli işitme kaybını tespit edememiş, “Her seferinde hayal kırıklığına uğradım” diyor.

Uzmanlar, arka planda gürültü olduğunda konuşmaları takip etmekte zorlanıyorsanız veya kulaklarınızda sürekli bir çınlama olduğu için gizli işitme kaybınız olabileceğini düşünüyorsanız mutlaka bir doktora gitmeniz gerektiğini belirtiyor.

Bu konuda ne yapabilirsiniz?

Bilim insanları hasarlı sinir liflerinin yenilenmesine yardımcı olacağını umdukları tedavileri test ediyorlar fakat şu anda gizli işitme kaybını tersine çevirmenin bir yolu yok. Teşhis konulursa, odyologlar daha iyi iletişim kurmanıza yardımcı olabilecek bazı stratejiler öneriyor.

Dr. Sydlowski, “Birinden kendini daha yüksek sesle tekrar etmesini istemek yerine, ondan daha yavaş tekrar etmesini isteyin. Daha net konuşmak, daha yüksek sesle konuşmaktan çok daha etkilidir ama nedense hepimiz tersini yapma eğilimindeyiz” diyor.

Önerilen bir başka strateji de gürültünün arkanızda olduğundan emin olmak. Örneğin, eğer bir arkadaşınızla kalabalık bir restorandaysanız, siz ona doğru otururken arkadaşınızın duvara yaslanmasını sağlayın.

Dr. Ren, doğrudan önünüzdeki sesleri yükselten ancak yanlardan ve arkadan gelen sesleri azaltan bir mikrofonunuz varsa işe yaradığını söylüyor. Mikrofonu kulaklığınıza bağlayın ve konuşan kişiye doğrultun.

iPhone veya iPad’iniz varsa, Apple’ın işitme kaybı yaşayanlar için sunduğu Live Listen/ Canlı Dinle özelliği ile Airpods’unuzu işitme cihazı gibi kullanabilirsiniz.


New York Times makalesinden Türkçeleştirildi.

SondakikaWorld CEO | Co Founder | Web Developer | Graphic Designer

Tepkiniz nedir?

İlgili Yazılar

1 of 10.887

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir